lord of war

angelus
andrew niccol’un 2005 yapimi filmi, nicoles cage ve ethan hawke i barindirmaktadir bunyesinde. guzel filmdir demek istiyorum ama diyemiyorum zira filmi izleyemedm henuz. gidecek birini buldugum an izlenimleri aktaririm. tek basina cekilmiyo sinamasi patlamis misiri.evet.
gky
nicolas cage abimizin, "asla kendinle savaşma" sözleri filme derin bir anlam katmıştır.filmdeki donukluğu burdan kaynaklanmaktır.
strahd
çok ilgi çekici, güzel noktalara değinmiş bir şekilde akıcı olan, güzel sahneleri olan film. belgesel tadında, bilgilendirici bir yanı da var.
cocabora
amerikan başkanı dahil bir çok büyük develetin asıl silah kaçakçısı olduğunu gerçekçi bir dille gözler önüne sermiş;kaçak yollarla olmasa da silah satıcığının nasıl büyük bir felakete dönüşebileceiğini,birilerinin bu işten nasıl zengin oluyorsa bazılarının da sadece ölebileceğini çarpıcı bir şekilde vurgulamıştır.
güzel bir nicolas cage filmi.
bok bocegi
amerikan sinemasının yüzakı olan film.. hiçbir mali destek olmadan çekilmeye çalışıldığı için oyuncular aldıkları patrayı en aza indirgemiştir.. izlemeden önce kesinlikle bu kadar cüretkar bir yapım beklemiyordum.. yalnızca ve yalnızca amerikayı bu denli açıkça ve korkusuzca eleştirebildiği için bile takdire şayan.. özellikle filmin sonundaki sorgu sahnesinde "benim bir yılda sattığım silahı senin başkanın bir günde satıyor" sözü oldukça yerindeydi.. kesinlikle izlenmesi gereken bir film..
redjurist
ilk başta nicolas cage’in oynadığını görüp önyargıyla yaklaştığım,arkadaşımın tavsiyesiyle izlemeye başladığım, daha ilk sahnesinde noluyo lan bu süper bir film dememe sebep olmuş olağanüstü bir film.
yalnız film bukadar güzel olmasına rağmen gişede çok da başarılı olamamşıtır.filmin afişleride taktireşayandır.
bloody mary
nicolas cage’in(yuri orlov)ve özellikle filmdeki kardeşi roluyle jared leto’nun(vitali orlov)muhteşem oyunculuklarıyla daha da izlenesi hale getirilmiş 2005 yapımlı bir filmdir
deathless
filmin sonunda verdigi mesaj yerine ulaşmamış ve hiçbir zaman ulaşamayacaktır bunun üzüntüsünü tüm dünya yaşamasa keşke.dört dörtlük bir eser hakettigi kadar dikkat cekememesi cok üzücü.
passive
ikinci kez izledikten sonra bugüne kadar yapılmış en güzel filmler listesinde zirveyi zorlaması gerektiğini bir kez daha anladığım harika filmdir. nicolas cage’in bardan çıktıktan sonra ’uçmuş’ bir şekilde dolaşırken karşısına çıkan kolu kopmuş küçük kızı görmesiyle suratının aldığı hal filmin en vurucu, en ağza sıçan sahnesidir..

birşeylerin farkına varmak isteyenlerin beğendiği, ilgilenmek istemeyen gözlerini yumanların ise beğenmediği yegane filmdir..

neden bekliyorsun?


bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?

üye ol